KÖYÜN ADI VE NEREDEN GELDİĞİ:
Köyümüzün adı KIŞLA' dır. Merkez, Kırıklar, İmamlar mahalleleri olmak
üzere üç mahallesi vardır.
Köyümüzün adının nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bununla
ilgili olarak çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan biri eskiden köyümüzün
şimdiki kurulduğu yerde "askeri kışla"nın bulunduğu söylenmekte. Diğer bir
rivayete göre ise köyümüzün çevredeki köy ve mahallelere göre daha aşağıda
bulunması, yani rakımının düşük olması, KIŞLAK olarak kullanılmasına
sebebiyet vermiş. Bu nedenle köyümüzün isminin buradan da geldiği
söylenmektedir.
Kısacası, köyümüzün adının nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir bu
konuda sadece rivayetler vardır.
KÖYÜN COĞRAFİ DURUMU:
Zonguldak ili Çaycuma ilçesi, Kışla Köyü iki tepe arasında dar ve
yamaç bir alana kurulmuş yerleşim merkezidir. Kuzey ve güney tepelerle
çevrilidir. Köyün altından küçük bir dere geçmektedir.
Köyümüzün özellikle güney batı kesiminde bozuk, baltalık orman alanı
mevcuttur. Halk bilinçsiz olarak bu ormanlık alanı tahrip etmiştir.
Köyümüzün evleri betonarme ve gayet sağlamdır. Fakat bir çok binanın
çatısı yoktur. Eski tip ev yok denecek kadar azdır. Evlerin bir kısmı da
kagir evdir. Binaların üzerinde çatının bulunmaması evlerin yazın çok sıcak,
kışın ise çok soğuktur. Böyle olunca da hem insanların sağlığı zarar
görmekte hem de aile ve milli gelir açısından büyük kayıp olmaktadır.
Bina yapımına başlanırken standartlara uygun olarak başlanmakta,
binanın içinde yeteri kadar oda, salon, mutfak, tuvalet, banyo için yer
ayrılmaktadır. Aynı zamanda binalar iki ve üç katlı olarak yapılmaktadır.
Odalar döşem ile kaplanmaktadır. Halkın gelirinin iyi olması, ev düzeninin
de iyi olmasını sağlamaktadır. Çoğu evde sıcak su tertibatı, kalorifer ve
dekorasyonu bulunmaktadır.
Okulumuzun karşısında bulunan; on iki daireli ve birçok işyerine sahip
Hüseyin AYHAN Apartmanı köye ayrı bir renk katmaktadır. Ayrıca okulumuza
gelen memurlar ile sağlık ocağımıza gelen memurların ev ihtiyaçlarını
karşılamaktadır.
Köyümüzde hüküm süren iklim, bilinen Karadeniz iklimidir. İlkbahar ve
Sonbahar mevsimlerinde bol yağış düşer. Yazları ılık geçer, kışın ise fazla
kar düşmemektedir.
Köyümüzün çevredeki köy, ilçe ve il ile olan bağlantısı gayet kolaydır.
İlçemize yolcu çeken taşıt kooperatifi var olup, her gün düzenli olarak
seferleri bulunmaktadır. İl ile bağlantısı ilçe üzerinden hem kara yolu hem
de tren ile yapılabilmektedir. Ayrıca çevre köylerin yollarının da köyümüz
içerisinden geçmesi ile hiçbir zaman ulaşım problemi yoktur. İlçemiz
Çaycuma'ya uzaklığı 8 km. İlimiz Zonguldak'a ise 53 km. kara yolu ile
bağlanmaktadır.
KÜLTÜREL DURUM:
Köyümüzün okuma yazma derecesi küçümsenmeyecek kadar iyidir. Erkeklerin
yüzde doksanı, kadınların ise yüzde sekseni okuma yazma bilmektedir. Ancak
okuma yazmanın önemi son yıllarda anlaşılmaya başlamıştır. Daha önceleri
TTK' ya işçi olarak girilebildiğinden okumanın önemi yeterince
kavranamamıştır. Nasıl olsa TTK' ya işçi olarak girer denmiştir. Son
yıllarda nüfusun artması TTK' ya eskisi kadar işçi alınmaması, işsizler
ordusunun giderek büyümesi okumaya karşı ilginin artmasına sebep olmuştur.
Eğitim ve öğretimin önemi iyice anlaşılmış olmasına rağmen; bazı ailelerimiz
kız çocuklarını okutmamaktalar. "Kız çocuğu okuyup da ne olacakmış, yarın
elin kapısına gidecek" görüşüne sahip ailelerimizde daha bulunmaktadır.
Köyümüze ilköğretim okulunun yapılmış olması ve de zorunlu eğitimin sekiz
yıla çıkarılması dolayısıyla kız çocuklarımızın biraz daha iyi eğitim
almaları sağlanmış olmaktadır. Şimdi baktığımızda ise köyümüzden ilçemizdeki
liselere, Anadolu liselerine kız öğrencilerimiz devam etmektedir.
Köyümüzün Kırklar ve İmamlar mahallelerinde daha önceden ilkokul
bulunmasına rağmen , merkez mahallede okul bulunmamaktaydı. Öğrenciler
Kırklar mahallesindeki okula gidip gelmekteydi. Burada okulun bulunmaması
gençlerin başı boş gezip, zamanlarını kahve köşelerinde öldürmekteydiler.
Daha sonra tv.'nin etki ve günün gelişen şartlarına ayak uydurabilme
çabaları köye yeni okul yapımına başlanmasına sebep olmuş. Köyün ileri
gelenlerinin teşviki ile ilk etapta okul yaptırma ve yaşatma derneği
kurulmuş. Köyün yerleşim için en güzel olan arsası, köylüler tarafından
bağışlanmış.
Artık sıra derneğin üye sayısını artırmaya gelmiş. Yöre halkının TTT da
çalışır olması, TTK yöneticilerinin iyi niyeti üye kaydını kolaylaştırmış.
Üyelerin aidatları maaşlarından otomatik olarak kesilmiş. Böylece dernek
büyük bir gelire sahip olmuş. Halkımızda büyük bir fedakarlık göstermiş.
Okul yapımı bitmesine rağmen dernek faaliyetlerini hala sürdürmektedir. Bu
da okulumuzun ihtiyaçlarının giderilmesini kolaylaştırmaktadır.
Dernek maddi olarak belli bir birikimi elde ettikten sonra okul için bina
planı yaptırmış. Büyük bir törenle temeller atılmış, ve temeller
tamamlandıktan sonra binanın geri kalanını devlet yapmıştır. Okul binası
1988 yılında tamamlanmış olup eğitim öğretime 1989-1990 öğretim yılında
Kışla İlköğretim Okulu olarak hizmete girmiştir.
Halkımız ve devletimiz köyün gelişip, güzelleşmesi, kalkınması, bilinçli ve
kültürlü insanlar yetişmesi için geleceğe yönelik büyük bir yatırım yapmış
oldular.
Köyümüzün merkez mahallesinde okuyup da yüksek öğrenime devam etme oranı
yeni yeni artmaya başlamıştır. Bu öğretim yılı (1998-1999) başında
okulumuzdan mezun olan bir öğrencimiz Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesini
kazanarak, öğrenim görmeye başlamıştır.
KÖYÜN NÜFUSU:
Köyümüzün nüfusu toplam olarak iki bini aşmaktadır. Merkez mahallemiz ise 90
hane olup, nüfusu 600 kadardır. Köy nüfusu çocuk, genç, yaşlı olarak
birbirine orantılıdır.
KÖYÜN TARIM DURUMU:
Köyümüzün tarıma elverişli alanı yok denecek kadar azdır. Daha çok sebze ve
meyve yetiştirmeye elverişlidir. Tarlalar çok küçük parçalar halinde ve sarp
yerlerde bulunmaktadır. Düz arazi çok azdır.
Köyde ekim dikim işlerinde modern araçlar kullanılamamaktadır. Bunun sebebi
de traktörün tarlalara girememesidir, ekim dikim alanlarının küçük
olmasıdır. Halkın TTK da işçi olarak çalışıyoruz diye tarıma fazla önem
verilmemiştir. Erkekler ise bir işte çalışıyoruz diye tarla, bağ, bahçe
işleriyle ilgilenmemektedirler. Bütün bu işleri kadınlar yapmaktadırlar.
Köyümüzde ağaç dikimi hızlanmıştır. Köyün ortasından derenin geçmesi,
rüzgarın az olması kavak dikimini hızlandırmıştır. Bunun yanında diğer meyve
ağaçlarının da dikim ve bakım işleri de yapılmaktadır.
Sebze yetiştiriciliğinde oldukça iyi, fakat bilinçsiz olarak yapılmaktadır.
Örneğin mısır tarlasına hem mısır ekilmekte, bunun yanında ayrıca fasulye,
kabak, domates, nohut, kara lahana dikilmektedir. Hal böyle olunca verimde
azalmaktadır.
Köyümüzde hayvancılık da çok az yapılmakta, bir kısmı hiç yapmamakta, diğer
bir kısmı ise hayvansal ürüne olan ihtiyacı kadar hayvan beslemektedir. Buda
bir iki hayvanı geçmemektedir. Bunun sebebi meranın olmayışındandır. Son
zamanlarda ilçemizdeki süt ürünleri sanayiinin gelişmesiyle köylerden her
gün süt toplanmaktadır. Halkımız da elindeki fazla sütü buralarda
değerlendirerek küçük de olsa aile bütçesine katkı sağlamaktadırlar.
Son yıllarda tarım alanında bilinçli çalışmalar yapanlarımızda vardır az
sayıda olsalar da. Bir köylümüz kivi fidanı bularak dikmiş ve şimdi
ürünlerini almakta ve satmaktadır. Bunun yanında bir iki ailede seracılıkla
sebze yetiştirerek pazarlarda satmaktadır.
KÖYÜMÜZÜN YÖNETİMİ:
Köyümüzün yönetim durumu; bir muhtarlıktır. Merkez mahalle ile birlikte üç
mahalleden oluşmaktadır.
Köyümüzde, devlet hizmetlerinden yararlanabilmek için çalışmalar
yapılmaktadır. Devlet halk işbirliği ile köyümüze ilköğretim okulu, sağlık
ocağı yapılmış ve temiz içme suyu şebekesi kurulmuştur.
KÖYÜMÜZÜN GEÇİM KAYNAKLARI:
Halkımız geçimini işçilikten sağlamaktadır. Hemen her aileden en az bir kişi
TTK da çalışmaktadır ya da emekli maaşı almaktadır.
Köyden dışarıya son zamanlarda göçler olmaktadır. Yeni yetişen nesil
çevremizdeki inşaatlarda ve ya günü birlik işlerde çalışmaktadır. Dışarıya
da iş için gidenlerde olmuştur. Bunlar İstanbul ve Çorlu'ya yerleşmişlerdir.
Köyümüzde, bir tane tekstil işletmesi kurulmuş ve bu iş yerinde yüze yakın
genç kızlarımız çalışmaktadır. Bu kızların bir kısmı çevre köylerden
gelmektedirler.
Köyümüzde, iki tane bakkal, bir pide-lahmacun işletmesi ve dört tane
kahvehane işletilmektedir.
KÖYÜN TÜRİZM DURUMU:
Köyümüzün geçmişinin çok eski olmasına rağmen turizmi gelişmemiştir.
Komşumuz olan Çayır köyündeki mağaralar azda olsa turist çekmektedir.
KÖYÜN SAĞLIK DURUMU:
Köyümüz insanının yüzde doksanı bir sosyal güvenceye sahip olduklarından,
devletin sağlık kuruluşlarından hiçbir maddi sıkıntı çekmeden
yararlanabilmektedir.
Ayrıca köyümüzde sağlık ocağı bulunmakta; personel bakımından da iyi
durumdadır. Üç doktor kadrosu, iki ebe, bir hemşire ve de bir hizmetlisi
bulunmaktadır.
KÖYÜMÜZDE FOLKLOR:
Köyümüzün folklorik olarak göze batan iki geleneği ve göreneği vardır.
Bunlar asker uğurlama ve evlenme gelenekleridir.
Düğünler; köyümüzde evlenme çağına gelen gençler ailelerinden habersiz
olarak birbiri ile tanışıp, anlaşıyorlar. Kendi aralarında anlaştıktan sonra
erkek konuyu ailesine açtıktan açıyor. Ailede çocuğunu evlendirmeyi
düşünüyorsa; aile içinde konuşup, kızın ailelerine uygun olup olmadığına
karar veriyorlar. Uygun görülürse etkili olabilecek, muhtar, öğretmen, imam
veya köyün ileri gelenlerinden bir iki kişi ile birlikte dünürlüğe
gidiliyor. Kız tarafı dünürcüleri ağırlıyor. Gelenler ne amaçla geldiklerini
açıklıyorlar. Kız tarafı konuyu düşüneceklerini söylüyor. Kız tarafı da bu
işi kendi arasında tartışıyorlar. Kıza isteyip istemediği soruluyor. Kendi
aralarında karar veriyorlar. Erkek tarafı bir kez daha dünürcü gönderiyor.
Kız tarafı uygun gördüyse söz veriliyor, uygun görülmediyse bu işin
olmayacağı açıklanıyor. Fakat kız ile oğlan birbirini sevmişse gizlice
anlaşarak kaçıp evleniyorlar.
Kız tarafından olur cevabı alındıktan sonra kararlaştırılan bir günde
çarşıya gidiliyor. Orada yüzükler alınıp takılıyor. Urba, denilen kız için
gerekli giyim eşyası alınıyor. İleri bir tarihte şerbet içiliyor, burada
başlık parası, alınacak eşyaların listesi çıkarılıyor. Eşyayı ve ziynet
eşyasını erkek tarafı yapmaktadır.
Baklava ile köylüye düğüne söylenir. Gelin çıkmadan bir gün önce kına gecesi
düzenlenir. Kına gecesi orkestra veya davul zurna getiriliyor. Genç, yaşlı,
kadın, kız, erkek karışık olarak eğleniyorlar.
Düğün sabahı köylüye yemek veriliyor. İkindi namazından sonra gelin alınır,
damdın evine getirilir. Son zamanlarda kına gecesinin benzeri yine eğlence
yapılır. Bu eğlence köyde, durumları iyi olan aileler ilçedeki düğün
salonlarında yapılmaktadır. Yatsı namazından sonra hoca tarafından dini
nikah kıyılır, dua yapılır, damat gelin odasına gönderilir. Eskiden yapılan
duvak adeti son yıllarda kaldırılmıştır.
Asker uğurlama; askerlik çağı gelen gençlerin ailesi, askerlik günü belli
olduktan sonra bir akşam evinde köylünün de katılımıyla bir Kur'an okutuyor,
vatana millete hayırlı bir asker olması için ve hayırlısıyla dönmesi için
dualar ediliyor. Askerlik günü geldiğinde köylülerin hepsi birden arabalara
binerek ilçedeki terminale kadar uğurlamaya geliyor. Terminalde ayak üstü
davul zurna eşliğinde eğlence yapılıyor. Otobüs saati geldiğinde ise asker
herkesle vedalaşarak otobüse biniyor. Otobüse biner binmez askerlik başlamış
oluyor.
HAZIRLAYAN